17 Mayıs 2010 Pazartesi

NASIL UNUTULUR Kİ?



Çok azdır, futbol için gözyaşı döktüğüm şu hayatta; belki iki, en fazla üç kez. “Unutma, Unutturma” diye sloganlar görüyorum sağda solda. Dün nasıl bir devrim yaşandıysa Türk futbolunda, bundan tam 10 sene önce de çok büyük bir devrim yaşanmıştı. İmkânsız görünen ve mutluluk gözyaşlarıyla ıslanmış bir devrim, nasıl unutulur ki?

UEFA Kupası’nın yıldönümünde ve Bursa gerçeğinin ertesinde, insan daha da umutlanıyor gelecek için. Evet, belki Galatasaray ve Türk futbolu hakkıyla kullanamadı o Avrupa başarısının ivmesini. Ama çok önemli bir mihenk taşıydı o gün. Çok önemli dersler, çok büyük hikâyeler çıkarttı gün ışığına. Umarım şu gözler daha da büyük başarıları görür, göğsüm yine kabarır gururla bu hayatta. Kolay mı peki? Değil elbette, zaten hiçbir büyük başarı, kolay ya da tesadüfî değildir ki hayatta. Ama unutmayın, imkânsız da değildir...

Hiç yorum yok: