19 Mayıs 2010 Çarşamba

FARK NE?

Aziz Yıldırım basın bildirisini (dikkat toplantısı değil) tamamladı. Çok güzel bir kısım var konuşmasında aynen aktarıyorum:

“Kanunları yeniden ele alıp, suçlamalarda bulunanların ispat yapamadıkları zaman savcıdan hâkime gönderilip serbest bırakılmamaları lazım. Ankaragücü yöneticisi öyle duydum ona göre konuştum diyerek serbest kalırken acılarını bizler çekiyoruz.”

Aynen imzamı atıyorum altına bu sözlerin. Ama sonra ne yazık ki şöyle bir kısım geliyor ardından:

“Buradan ayrılanlar Bursa şampiyon olsun diyebiliyor. Mesela Rüştü, rakip takımı arıyor ve kazanın diyor. Bursa maçından önce aradım "İnşallah iyi oynarsın da sana bir leke gelmez" diye. Neden arıyorsun, çıksın aramadım desin. Beşiktaş kalecisinin bu takımlarla ne işi olabilir... O zaman Bursa'da yediği golde bana şaibeli geliyor. Ayıp denen bir şey var. Daha kötü şeyler söylememek için kendimi tutuyorum. Bana düşman olabilirsiniz ama Fenerbahçe camiasına olamazsınız. Yemek yediğiniz yere bu şekilde ayıp edemezsiniz.”

Ağır ithamlar. Rüştü Sporservisine bağlanıyor ve yalanlıyor Aziz Yıldırım’ı. Tecrübeli kaleci hukuki yollara başvurabileceğini söylüyor.

Üzücü olan durum şu: İthamı ortaya atan Aziz Yıldırım olduğuna göre ispat etmek zorunda. Ama bakalım bu işin üzerine ne kadar gidilecek?

Ortada kimsenin görmek istemediği bir gerçek var. Eğer bir şeylerin düzelmesi isteniyorsa, herkes kendi canı yanınca değil de, tek bir seferde hep beraber hareket edecek. Türk basının da her gün saçma sapan iddialar ortaya atan, sonra da hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam eden omurgasız kan emiciler yok mu? Sürüyle var. Ama sadece Fenerbahçe’nin aleyhine çalışmıyorlar, o gün kimin üzerinden prim yapabileceklerse ona oynuyorlar. Aziz Yıldırım’ın Rüştü'nün yediği gol bana şaibeli geliyor demesinin, Toroğlu/Çakar saçmalıklarından ne farkı var Allah aşkına? Bu adamlar böyle yapmaya devam etme cesaretini, kime sallasalar rakiplerinin köşelerinde kıs kıs gülmesinde buluyorlar. Aziz Yıldırım eğer böyle gazetecileri (!) temizlemeye gerçekten niyetliyse, samimiyetini Fenerbahçe lehine bu pespayelikleri yapanlarla işe başlayarak göstersin. Totalball bugün Ercan Saatçi hakkında çok güzel bir yazı yazmış, benim bir şeyler eklememe hiç gerek yok. Ayrıca Melih Gökçek diyor Sayın Başkan, iyi güzel de Ankaraspor kepazeliği bugün mü oldu? Neredeydi Yıldırım’ın da başkanı olduğu Kulüpler Birliği? Siyaset spora karışmasın biz de onu istiyoruz da, eğer canınız yanınca aklınıza gelmeseydi, diğer bütün kulüpler birlikte ağzından burnundan getiremez miydiniz Gökçek’in?

Fazla uzatmayacağım. Lafım sadece Aziz Yıldırım’a değil. Türkiye’de işi/konumu ne olursa olsun, ister futbol ister başka bir alan, herkes bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın modunda sürdürüyor hayatını. Eğer gerçekten bir şeyler değişsin isteniyorsa, beraber hareket edilmeli. Yoksa herkes kendini Tek Büyük ilan edip, kibir üzerine kurduğu dünyasında saltanatını sürerken, cefasını biz futbol severler çekiyoruz, Türk futbolu anlamsız kavgalarla cücük kalıyor.

Hiç yorum yok: