14 Mart 2010 Pazar

CİM BOM İŞİNİ BİLİYOR: 3-0

25. haftada evinde Ankaragücü’nü ağırlayan Galatasaray, kısır geçen maçta rakibini 3 golle mağlup etti. Cim Bom’a maç fazlasıyla da olsa liderliği getiren goller Jo, Keita ve Baros’tan geldi.



Galatasaray’ın geçen hafta Eskişehirspor’a yenilmesi, Beşiktaş’ın tekrar şampiyonluk yarışına ortak olması ve bugün saat 17.00 itibariyle Bursa’nın liderliği ele geçirmesiyle birlikte, Ali Sami Yen’deki maçın önemi daha da artmış oldu. Ligin ilk yarısında 3-0 mağlup olduğu Ankaragücü karşısında kart cezalısı kaptanı Arda Turan’dan faydalanamayan Galatasaray’da, Frank Rijkaard bir önceki maçta iyi performans sergileyemeyen Ayhan ve Topal’ın yerine Sarp-Barış ikilisini sahaya sürdü. Ankaragücü’nde ise 18 kişilik maç kadrosundaki 6 yabancı da ilk 11’de yer aldı.

Maç Golle Başladı

Galatasaray maça oldukça hızlı başladı. Alan daraltmaya çalışan Ankaragücü karşısında ilk 10 dakika, Galatasaray 3 net gol pozisyonu yakaladı. 4. dakikada Neill’ın uzun pasını topuğuyla önüne almaya çalışan Keita topu sektirdi ama defans uzaklaştıramayınca top yine Keita’nın önünde kaldı. Soldan Jo’ya doğru gönderdiği top, Mahmut Hanifi ve Elyasa arasında sekip Jo’nun önünde kaldı. O da düzgün bir vuruşla topu ağlarla buluşturdu: 1-0. Golden sonra Ankaragücü defansı panik yaptı. 5. dakikada kaleci Serkan’ın uzaklaştıramadığı top Giovani’nin önünde kaldı ama bu oyuncunun vuruşu kalecinin kucağına gitti. 7. Dakikada ise Jo ve Keita’nın presi sonucu gelişen atakta Jo cılız bir şut çekince, kaleci topu kontrol etmekte zorlanmadı.

Gol ve sonrasındaki birkaç ciddi pozisyonun ardından Galatasaray kendi alanına çekildi ve kontra ataklarla gol aramaya başladı. Özellikle sağ kanattan gelmeye çalışan Ankaragücü, Galatasaray kalesinde pozisyon üretemedi. Bunda Galatasaray’ın etkili savunması ve rakibe boş alan bırakmaması başrol oynadı. Yaklaşık 30 dakika boyunca her iki takım da rakip kalede önemli bir pozisyon bulamazken, maç orta sahada geçti.

Keita Farkı



Galatasaray kontra atak oyununa geçince, doğal olarak en etkili silahı da Keita oldu. Bu oyuncunun gününde olması da Galatasaray adına fark yarattı. 36. Dakikada Geremi’nin hatalı pasında araya girerek topu kazanan Keita önce Elyasa’yı ardından da kaleci Serkan’ı geçti ve Koray’ın vücudunu araya koymaya çalışmasına rağmen ayakta kalarak topu ağlarla buluşturdu:2-0. Keita gol öncesinde Elyasa’yı geçerken seken top, eline çarparak önünde kaldı ama bu pozisyonun çarpma olarak değerlendirilmesi bana göre makul bir karardı. Ancak bu golde Keita’nın tebrik edilmesi gereken hareketi, iki kez kendini yere bırakma durumu varken, fizik gücü ve azmiyle ayakta kalarak golü atmasıydı.

Her Şey Aynı

İkinci yarıda da her iki takımda oyun tarzı olarak bir değişiklik olmadı. Galatasaray yine kendi yarı sahasında oyun disiplininden kopmadan savunma yaparak kontra ataklarla gol arıyor, Ankaragücü ise topa daha fazla sahip olsa da rakip kalede pozisyon üretemiyordu. 53’te Weeks'in yerine Mehmet Çakır’ın oyuna girmesiyle birlikte Ankaragücü biraz hareketlenir gibi görünse de, etkili bir oyun ortaya koyamadı. İkinci yarıda bahse değer ilk pozisyon 64. dakikada meydana geldi. Sol kanattan sağ kanattaki Keita’ya gönderilen uzun pası, Keita ceza sahasına hareketlenen Barış’ın önüne indirdi. Bu oyuncunun direkt olarak çektiği şut üstten dışarı çıktı. 65’te etkisiz bir oyun ortaya koyan Giovani’nin yerine Ayhan oyuna girdi. Böylece Elano sol kanata geçti. 67. dakikada Metin Akan oyuna girse de, 1 dakika sonra talihsiz bir şekilde sakatlanarak yerini Murat Duruer’e bıraktı. 73. dakikada ise Sabri’nin yerine Emre Güngör oyuna girdi ve Neill sağ beke geçti.

Kral’ın Dönüşü



Taraftarlar adına skor dışında pek bir heyecanı olmayan maç, 77. dakika da farklı bir şekilde hareketlendi. Bu dakikada Barış’ın yerine, sahalardan 140 gündür uzak kalan Milan Baros oyuna girdi. Baros’un 83. dakikada 3 kişinin arasından sıyrıldığı pozisyon da tribünleri dalgalandırdı. Ankaragücü’nün kaleyi bulan tek bir şutunun dahi olmadığı maçın artık sona ermesi beklenirken, sahneye geçen sezonun gol kralı çıktı. Neill’ın uzun pasıyla sağ kanatta topla buluşan Keita, ceza sahasına içine girdi ve kaleye paralel bir pasla topu Baros’un önüne gönderdi. Baros da golle geri dönme şansını kaçırmadı: 3-0.

Sonuç

Galatasaray adına çok kolay bir galibiyet oldu. Sarı Kırmızılılar erken gol bulmayı, çok başarılı bir savunma uygulayarak 3-0’a taşımayı bildiler. Eğer erken gol olmasaydı belki bu kadar kolay bir galibiyet olmayabilirdi, ancak şu da var ki Ankaragücü oyunun hiçbir anında etkili bir atak yapamadı ve maçı isabetli tek şut atamadan tamamladılar.

Ancak Galatasaray’da atağa çıkarken orta sahadaki problem yine belli zamanlarda kendini gösterdi. Sarp ve Barış, pasın geldiği yöne oynama konusunda ısrar eden oyuncular ki, bu da oyunun açılıp genişlemesine engel oluyor. Keita gecenin oyuncusu olsa da, Keita’nın asist yaptığı iki pozisyon da Neill’ın uzun paslarıyla başladı. Orta sahada Galatasaray’ın ihtiyacı olan Neill gibi topu çekip saklayacak ve oyunun yönünü değiştirebilecek paslar atabilecek bir oyuncu. Orta saha 3’lüsünün ikisinin Barış-Topal-Ayhan-Sarp seçeneklerinden oluşması, Galatasaray’ın atak gücünü en az bir vites düşürüyor.

Sonuç olarak Galatasaray, Trabzon ve Fenerbahçe maçları öncesinde, hem puan kaybetmeyerek hem de 3-0 gibi net bir skorla kazanarak moral buldu. Arda’nın dinlenmesi ve Baros’un dönmesi de diğer artılar. Ancak şu an itibariyle liderlik koltuğunda emanetçi konumunda Sarı Kırmızılılar; zira bir de maç eksiği olan Bursa, kayıpsız bir şekilde ve emin adımlarla şampiyonluk yolunda ilerliyor.

Hiç yorum yok: